Uzun zaman olmuş gibi geliyor onu tanıyalı. Ama 1 yıl bile olmadı henüz.
İlk tanıdığımda, ne kadar samimi bir kızcağız demiştim. Her ilk tanıdığına mesafeli yaklaşan ben, hemen sevmiştim. Kendime şaşmıştım sonra… Beni çok etkileyen bir şey söylemişti o deli gibi yağmurlu İstanbul akşamında “onun için bedava bile çalışırım”
Hep bir telaş, sıkıştığında garip bir ifade yüzünde.. İyi bir kız, iyi bir arkadaştı Züleyha.
Her birine tanık olduğum acılar çekti. Döktüğü gözyaşları her birimizin yüreğine işledi.
Ama onda olup başkalarında olmayan bir güçlü özelliği vardı. Müthiş bir ses ve kanatlı bir yürek. Heyecanlanan, yılmayan, azmeden ve başarılı olma azmi ile yanıp tutuşan bir yürek. Yaşından  büyük, geleceğinden ise küçük bir yürek.
Vazgeçmeye çalıştı bir kaç kez. Yapma dedim, insanları mahrum etme.
Yapmadı. İyi ki yapmadı.
Şimdi siz bu albümü dinleyebilirsiniz. Herhangi bir albüm gibi dinleyebilirsiniz. Herhangi birinin söylediği Livaneli şarkıları işte diyebilirsiniz. Hatta belki korsan bile indirip dinlersiniz, internetten dinlersiniz.
Ama benim için  öyle değil işte. Herhangi bir albüm değil “Merhaba”. Züleyha’ nın yeteneğini ve güzel yüreğini herkesin tanıyacağı bir albüm “Merhaba”. Ortak acılar çeken, aynı havayı soluyan birbirleri üzerilerinde kuvettli etkilere sahip olan bu toprağın insanlarının dilleriden oluşan bir albüm “Merhaba” .
Ama  onlardan da önce bu albüm Züleyha’ nın tek başına, evet hiç kimseden destek almadan “şarkıcıdan” geçilmeyen bu ülkede bir albüm yapabileceğinin kanıtı. Elbette ona inanan insanların desteği yadsınamaz ama bu onun herkese karşı tek başına verdiği eşsiz bir mücadelenin kantıı.
Şimdi siz bu albümü alelade bir albüm gibi dinleyebilirsiniz. Tek yorumunuz güzel olmuş olabilir.
Ama ben biliyorum ki bu albümdeki şarkıların  her birinde göz yaşı ve umutsuzluğu var sevgili Züleyha’ nın.
İşte sırf bu yüzden çok değerli bir çalışma benim için. Sırf bu yüzden her notasında ağlaya ağlaya dinlediğim bir albüm benim için “Merhaba”.
“Merhaba” bizim hayata 10 dilde Merhaba dediğimiz bir çalışma, hep birlikte hepimizin tek bir dilde yetmez 10 dilde “Merhaba” dediğimiz bir çalışma.
Ve derin, gürül gürül bir ırmak gibi, çağlayarak akan bir şelale gibi, bozkırda usulca titreyen çalıların ortasında dimdik durup gürleyen 100 yıllık bir ağaç gibi, denizin orta yerinde birden ortaya çıkıveren bir girdap gibi Züleyha’ nın sesi. İçinde umut da var, acı da, mutluluk da…
Ve bu kuvettli sesi aklınızın bir köşesine kaydedin. Zira yakında, ona inanmayanların beklemediği bir hızla dünya etnik müzik platformunda adını çok duyacaksınız.
Ya da bu şarkıları dinleyin ve unutun.. Ne olacak ki.. Nasılsa göreceksiniz onu ve içten içe  gurur duyacaksınız.

Züleyha geliyor, kimsenin tahmin etmediği bir kuvvetle üstelik.
Çünkü acı da kahır da çekip geliyor,
Çünkü güneşten boşanıp kopup geliyor..
Çünkü bir “ışık seli” ni arkasına katıp geliyor.
Yanında bütün ışıklar cansız ve sönük kalıyor