Hayatın bir yerinden, kıyısında köşesinde tutunmaya çalışan bir garip ebruyum işte..

Günlük koşuşturma içinde her ana bir anlam yüklemekten vazgeçeli, savaşmaktan vazgeçeli çok oldu.. İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi ve dünyayı da böyle algılamayı da kabulleneli çok oldu.

Kimsin sen diye sormayın.. Cevabını bilmediğim sorular sormayın. Çoğunlukla melankolik, mükemmeliyetçi, bir miktar deli, bir miktar dengeli, bir miktar içine kapanık, bir miktar dışa dönük bir insanım. Çabuk güvenmiyorum ve bu güveni nerede ne zaman kaybettiğimi hatırlamayacak kadar çok zaman geçti üstünden sanırım; bilmiyorum.

Herkesi sevmiyorum ilk anda birini sevmem için, sevgime ve sonsuz güvenime layık olduğunu göstermeli bana .. Sonrasında ne isterse alabilir, ömrümün sonuna kadar istediği her an yanında yürüyebilirim, çıkarsızca..

Ne iş yapıyorum, nerede yaşıyorum, kaç yaşındayım, hayata bu güne kadar ne kattım;  bundan size ne? Ben bile önem vermiyorum zira.

Öylesine yaşıyorum, öylesine içimden gelenleri akıtıyorum buradan tüm duyanlara..

Bir ana fikir çıkarmadan, çok sallamadan okumak istiyorsanız, okuyup hemen unutmak istiyorsanız,

İçeri buyrun, herkese yetecek kadar yer var.