her okuyuşumda beni derinden etkileyen bir şiirdir, içimden geçip size ulaşsın isterim

out of the night that covers me,
black as the pit from pole to pole,
i thank whatever gods may be
for my unconquerable soul.

beni örten geceden daha ötelere,
simsiyah bir kuyunun bir köşesinden
bir diğer köşesine doğru ilerlerken,
minnettarım fethedilemeyen ruhum için
isimlerini bilmediğim o tanrılara

in the fell clutch of circumstance
i have not winced nor cried aloud.
under the bludgeonings of chance
my head is bloody, but unbowed.

olmakta olanın
o üstüme inen pençesinin altında
ne göz kırptım
ne de yüksek sesle ağladım.
şansın rasgele çarpan tokadının altında,
başım kan revan içinde
fakat eğik değil.

beyond this place of wrath and tears
looms but the horror of the shade,
and yet the menace of the years
finds, and shall find, me unafraid.

dehşetin gölgesinin
dehşetin kendisinden daha ürkütücü göründüğü
bu gazap ve gözyaşı ülkesinin ötesinde
dimdik ayakta dururken bulmaktadır beni
yılların o bütün meydan okumaları
ve öyle de bulacaktır

it matters not how strait the gate,
how charged with punishments the scroll.
i am the master of my fate:
i am the captain of my soul.

kapı ne kadar dar olsa da,
cezam ne kadar ağır olsa da,
kaderimin efendisi benim,
ruhumun kılavuzu benim…

W.Henley