Bu sabah apar topar evden çıktım. O kadar geç kaldım ki ayakkabımı bir yandan koşarken giydim ve bunca çabama rağmen kaçırdım servisi. Bulduğum ilk taksiye atladım..
Çek dedim “Levent” e, çekti..
İşte tam köprüyü geçerken fark ettim ki: erguvanlar açmış..
Ne zaman ki boğazın iki yakasını mor mor erguvalar kaplasa, onlar oraya istanbulum omzuna bir şal atmış gibi serpilse, benim için bahar gelmiş demektir..
Şimdi kötü, çirkin, karanlık, kasvetli yeri yok yedi tepenin.. İstanbulun her bir karışında umut açtı işte..
Şimdi bizim için de umut etme vakti..
Takvimlerin aksine, yeni yıl baharla başlar bizim kitabımızda…
Bu bahar, her bahar gibi olacak aslında.. Ama her baharı deli güzel şehrimin..

20120417-223510.jpg