Son yıllarda orta doğunun bu kadar karışması iyi bir şey değil. Her ne kadar kendimizi orta doğunda kabul etmesek de dünyanın gözünde orta doğulu hatta Arap(!)  bir ülkeyiz; işte bu yüzden bizim de şu an yaptığımız her şey, dünya tarihine geçecek nitelikten.

Ama biz ne yapıyoruz?

Ne kadar haberdarız olandan bitenden.. Meydanlarda 1000 kişilik gösterilerle Mısır’ a dua gönderiyoruz eyvallah..

Peki ama Mısır hakkında ne biliyoruz? Ya da Suriye hakkında ya da ülkemizde cereyan eden “gezi” olayları hakkında ya da Ergenekon hakkında?

Açıkçası hiç bir şey bilmiyoruz. İş yerinde, kafelerde, plajlarda, evde, aile sohbetlerinde, bayram ziyaretlerinde konuşanlara bakınca, konuştuklarına bakınca..

Vay ki bizim halimize..

Untsitled

Biz ne zaman kendi düşüncesi ile konuşmayan; Tayyip Erdoğan ağzıyla konuşan, Kemal Kılıçdaroğlu ağzı ile konuşan, gazetede köşe sahibi bilmem ne ağzı ile konuşan bir halk olduk.

Bu halk ki düşünce suçlarından ömür çürüttü hapis damlarında, bu halk ki, kendi bildiğini okumak da ustaydı; ama gelin görün ki şimdi, “usta” nın hipnozlu kuklası oldu..

Tayyip Erdoğan söylediği için Suriyeli Muhalifler iyi, halkın %50 si gözünde..

Tayyip Erdoğan “iyi” dediği için de kötü Suriyeli Muhalifler, halkın diğer %50 si gözünde…

Mısırda bir şeyler oluyor, ordu darbe yapıyor, halkın bir kısmı darbeyi desteklerken bir kısmı da benim irademi yok sayamazsın diye meydanlara dökülüyor. Meydanları terk etmiyorlar, öldürürüm diyor ordu, terk etmiyorlar yine de.. Ne için, gerçekten özgürlük için mi bebeklerinin bile ölümüne göz yumuyorlar.. Sisi firavundur, amenna.. Ama o meydanlarda hiç bir şey yapmadan ölümü beklemek de intihar değil midir? Sisi tarafından işlenen cinayet, ihvan tarafından işlenen ise intihar suçudur benim gözümde…

Peki, Türkiye bu konuda nerede, Tayyip Erdoğan’ ın göz yaşlarında.. Biz de ağlıyoruz, ne olacak ki… Ama asıl sorun ne? Asıl soru ya da asıl sorun İsrail mi? Hayır asıl sorun, “benim de sonum böyle olursa ne olur” da?

Mısır hadisesi ile paralel giden bize de gayet yakın olan diğer konu ise Suriye..

Bu aralar Türkiye’ nin muhaliflere silah yardımı yaptığı söyleniyor.. Kimyasal silahı muhalifler kullandı deniyor.. Ya o kimyasal silah da bizim kanalımızla oraya ulaştıysa; seyreyleyin siz başımıza gelecekleri.. Biz Amerika değiliz ki, dayak atmaz, dayak yeriz..

Görüyoruz ki, Türkiye bile isteye bir savaşa çekiliyor.. Orta doğuyu kasıp kavuran ne varsa bize de gelmek için ellerini ovuşturuyor. Burnumuzun dibindeki ülke bir birine girmiş, sınırımıza her gün “kaza” kurşunları geliyor, PKK bayrağı çekiliyor ama biz hala Mısır derdindeyiz gibi görünse de arka tarafta kim bilir neler dönüyor.

Untitled

Bunlar olurken halk ne diyor?

Esad’ a lanet okuyor, Sisi’ ye lanet okuyor.

“Dik dur eğilme, bu millet seninle” diye bağırıyor çok sevgili başbakanına…

Ama, bir şeyden de anladığı aslında.. Neler olup bittiğinden haberi yok..

Gezi olaylarında ölenler için “gebersin” diyen bir halkın Mısırda ölenler için göz yaşı dökmesi bana göre dünyadaki en saçma işlerden birisi.

Türkiye haziran ayından sonra kendine düşman ele dost bir öfke toplumuna dönüştü.. Daha da dönüşüyor..

Mısır’ da hayatını kaybedenlere de “iyi oldu” diyen bir çok insan var.

Hiç bir şey bilmeden.. Kendi düşüncesiyle konuşmadan.. Tamamen başkasının ağzıyla, başkasının fikri ile konuşan bir kitle de insan canının hiçe sayıyor mesela..

Türk halkı hiç bu kadar güzel uyutulmamıştı, Lale devrinden beri.. İşte “evladı osmaniye“, ne dediyse yaptı.. Kendisi de Osmanlı oldu.. Ama bir hesapa hatasıyla Fatih’ i es geçti, o kadar hızlı gitti ki Lale Devrinde anca durabildi.

En nihayetinde, bunların Tayyip Erdoğan’ dan gayrı tek bir mümessili var dır ki, anlı şanlı Türk Medyası..

Untdaaitled

Ben yıllarca gazeteci olmak istedim.. Eğer olsaydım, bu günlerde kendimden be ülkemden nefret eder, kaçar giderdim ya da kendimi öldürürdüm.. İnsan ölünce kıyamet kopsa ne olur.. Her kesin ölümü değil mi kendi kıyameti..

Medyanın ya  elleri de kolları da bağlı ya da gözleri kulakları dolar ($) kaplı..

Onlar bize doğru haberleri vermedikçe biz başkalarının düşüncelerini doğru sayıyoruz.

Yorumsuz bir haber olsa, insan kendine bahşedilen en önemli şeyi kullanarak, beyni ile düşünür, der ki “bu doğru”!

Ama onlar bize bir haberi öyle veriyorlar ki, yorumu yapılmış yargıya varılmış, tuzu da katılmış, yemeye hazır….

Sisi kötü denmiş, çünkü Başbakan öyle istemiş.. O zaman Türk halkı da kötü bilsin..

Ama 1 -2 gazetede Sisi iyi demiş, halkın bir kısmı da öyle bilmiş…

MANŞETLER

Sonra Ne olacak ki?

Bundan sonra ülkede işler iyice sarpa sarar.. Artık gazete okumak şöyle dursun, tahammülümüz yok görmeye dahi..

Bu nedendir ki twitter da bu kadar alıp yürüyor.. Ama yalan yanlış bilgilerle dolup taşıyor ortalık.

Daha da diyecek şeyim var ama yazmaktan parmaklarım değil, yüreğim yoruldu. Yüreğim kaynıyor..

İlk kez ciddi ciddi, gitsek mi acaba diyorum.. Hiç demedim daha önce.. Hiç aklıma gelmedi savaştan kaçmak..

Ama uğruna savaşacak bir halk kalkmayınca, bi toprak parçası ise vatan..

Neye yaramış güzel denizi, türlü türlü yemekleri..

Varsın olmasın..

Sen yanma artık ben de yanmayayım..