e-kitap-banner-700

Bundan bir kaç yıl önce e- kitap okuyucuların Türkiye pazarına girmesi ile birlikte, TV’ lerde  sokak röportajları yapılmaya başlanmıştı. Sokakta gezen muhabirler, ellerinde “e-reader” lar ile, halka aşağıdaki soruyu soruyor ve genellikle aynı cevabı alıyorlardı.

– “E- Kitap hakkında ne düşünüyorsunuz?”

–  “Bence çok saçma, sonuçta kitabın kokusu önemli, dokunacak, not alacaksın, evde kitaplığında duracak, bitirdiğin zaman”

İtiraf etmeliyim ki, o vakitler ben de aynı görüşteydim. Beni rahatsız eden 2 şey vardı;

– Altını çizememek,

– Kütüphanemde arşivleyememek.

Çünkü ben kitap okurken, altını çizerim, not alırım, daha sonradan açıp o kitabı baktığımda eskiye dönerim, bilgimi tazelerim.. Bir de isterim ki, evimin bir köşesinde hem dekor amaçlı hem de bak bunların hepsini okudum gururu için dursun kitaplar..

Ama bu fikrim şimdilerle değişiyor.

Teknoloji ile yakından ilgili biri olarak ben de bir iPad edinmiştim 2 yıl önce.. Sadece facebook, twitter, arada bir kaç bir şey yazmak ve oyun oynamak için kullanıyordum bu sihirli cihazı.

Ta ki, bir gün internette gezinirken bir sitede ingilizce e – kitapları bulana kadar. 2 tıklama ile kitaplar, iPad‘ in kütüphanesine gitmişti. Hoşuma gitti açıkçası, o kitapları Türkiye’ de bir yerde bulmak çok zordu. Bir de içinde “ingilizce – ingilizce” sözlük eklentisi olduğunu görünce daha da hayran kaldım. Bu şekilde 10 a yakın ingilizce kitabı kısa bir sürede okudum.

Başka hoşuma giden yanları da vardı;

Biz kadınlar efendim, çanta konusunda epeyce hassasız malumunuz. Her gün farklı çanta takarız. Böyle olunca okuduğumuz kitap içine sığmaz ya da çanta değiştirirken koltuğun üstünde unutuveririz kitabımızı. Okumayı seven biri olarak kitabı evde unutmak acı bir durumdur.

Neyse, bir süre sonra sadece evde duran iPad’ imi kitap okuma merakım yüzünden yanımdan ayırmaz oldum. İş için yaptığım, özel olarak yaptığım seyahatlerde de beni kitap taşıma yükünden kurtardığı için, kendisini öpüp başıma koydum.

 

 

ibook_app_ipad

Peki başka neler yapılıyor bu iBook ile;

1 – Altını çizebiliyor, paylaşım yapabiliyorsunuz

2- iPad’ inizi evde unuttuysanız, iPhone’ nuz ile ortak kullandığınız “icloud” sayesinde, kaldığınız yerden okumaya devam edebiliyorsunuz.

3 – İçindeki (indirmeniz gerekir ve sizi neler yapmanız konusunda yönlendirir) sözlük sayesinde, ingilizce bir kitap okurken zorlanmadan kelimenin anlamanı bulabiliyorsunuz.

4 – Sadece Epub formatında değil, pfd formatında da döküman okuyabiliyorsunuz. Ama Epub gerçekten sizi mutlu ediyor.

5 – Gece modu ile ekran ışığı sizi çok rahatsız etmeden kitabını okuyabiliyorsunuz. Yazı tipi değiştirebiliyorsunuz.

Yeni güncellemeler ile birlikte daha fazla da özellik eklenecektir muhakkak ancak biz Türk kullanıcıların çok büyük bir derdi var.

Nereden Bulacağız Bu E – Kitapları

Açıkçası burası zurnanın zırt dediği yer. Türkiye ‘ de doğru dürüst bir yayıncı bu hizmeti vermiyor maalesef.

İdefix ve D&R ‘ ın  iPad için birer uygulaması mevcut ancak, onların uygulamaları, iBook ile kıyaslanamayacağı gibi bir de bu sitelerin “e – kitap” arşivleri o kadar kısıtlı ki insan uygulamalarını indirdiğine dahi pişman oluyor. Bir de üstüne üstlük bu matbaa, dağıtım, satış maliyetleri olmayan kitapların ” e – kitap” versiyonları, basılı kopyaları ile aynı fiyat ya da 2 TL daha ucuz.

Şimdiler maalesef korsan paylaşımlar söz konusu internette, ancak buna kızamıyorum, çünkü içerik yok.

Yıllardır bizim ülkemizde herkesin ağzındadır; “efendim bu ülkede kitap okunmuyor”.  O iş hiç öyle değil canımın içi.

Efendim, bu ülkede kitap okunuyor, korsan satışlarını ölçebilseniz göreceksiniz. İnsanlar yüksek fiyatla dayatılan kitaplar yüzünden korsana yönleniyor, neyse bu başka bir yazı konusu.

Ama şimdi e – kitap ile elimize hem yayıncılık sektörünü yeniden diriltmek, hem bireysel yayıncılara imkan tanımak hem de daha büyük bir kitleye hızlıca ulaşma imkanı sunuyor.

Neden hala buna karşı bir direniş var anlamış değilim.

Bir direniş olmasa 2013 Nisan da Türkiye ofisini açan Apple, Türkiyede online bir mağazayı hizmete açmıştı çoktan.

Biz de gecenin bir yarısı aklımıza bir şiir takıldığında, yahut arkadaşlarla muhabbet ederken bir kitabın adı geçtiğinde 3 sn içerisinde kitabı  satın almış, yeni digital kitaplığımıza koymuş olurduk..

Çünkü artık, kabul etmesek de, pek kolay ayak uyduramıyor olsak da, dünya değişiyor.

5 sene önce evde DVD raflarımız vardı. Şimdi onlar yer kaplamaktan başka bir işe yaramıyor çünkü digital kopyaları bir küçük, el kadar taşınabilir diske sığıyor. Her yere bizimle geliyor.

İşte kitaplarda böyle olacak yakında. Bu güne kadar bir çok ülkede online store açan Apple yakında Türkiye’ de de açacak. Bunu Amazon izleyecek ve Türkiye 1- 2 yıl içinde yayıncılık anlamında da farklı bir değişim kuşağının içinde bulacak kendisini..

Böyle olunca bizim burnu havada yayıncılar, bir kısım yazarlar, o fiyatları aşağı çekmek zorunda kalacaklar.

Çünkü yazar, okunsun diye yazar.. Satılsın diye değil..

 

images