Günlük hayatın gailesinde haberler arda arda geliyor ve aslında ne kadar mühim şeyler yaşadığımızı fark etmiyoruz.

Türkiye’ deki en zor meslek gruplarından biri gazeteciliktir, bir röportajında Ali Kırca “burası İsveç olsa, gazetecilik çok kolay olurdu” demişti. Ama değil.. Bunca haberin içinde derleyip toplayıp, seçmek zor olduğu için bu günün gazetecileri hiç o telaşlara girmiyorlar.. Rahat rahat copy paste habercilik yapıyorlar ki o bir başka konu.

Ama Türkiye ‘ deki en zor şey aslında vatandaş olmak. Günlük hayatta ülke gündemindeki bunca karman çormanlık içinde, sağlı sollu tokatlar yiyoruz, evet evet onun söylediği daha doğru, bunun söylediği yanlış diyoruz.. 2 gün sonra ise tamamen başka bir şeyi savunabiliyoruz.

mustafa-balbay_399115

Dün akşam saatlerinde, 4 yıl 9 aydır tutuklu bulunun gazeteci ve İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve anayasa mahkemesine yaptığı bireysel başvurunun kabul edilmesi üzerine tahliye edildi.Bu cümle gayet sıradan..

Anayasa mahkemesi tahliye gerekçesinde, “uzun tutukluluk süresi”, “seçilme hakkına  ve kazanılmış milletvekilliği haklarına müdahele” yer verdi. Bu da aynı şekilde sıradan.

Ama bundan sonra olacaklar hiç sıradan değil.

Mustafa Balbay 5 yıla yakın bir süredir hapiste. Kendisi hakkında suçlamaları duyar duymaz milletvekili adayı olmuş, garanti olan İzmir ‘ den de seçilmişti. Daha yemin etmeden göz altına da alınmış, hüküm giyene kadar, suçunu bilmeden yıllarca hapsedilmişti. Buna itiraz etti, çünkü anayasa mahkemesi artık bireysel başvuru alıyordu. Ayrıca Mehmet Haberal da kendisine örnek teşkil etti.

Son 1 aydır, ülke gündemini meşgul eden bir dershane hadisesi var. Dershane bahane, arkasında Cemaat- Tayyip Erdoğan çatışması var. Bu çatışma, aslında kimse pek fark edemese de yıllardır sürüyormuş ki, biz bunu yeni öğreniyoruz. Ama bu yıl içinde özellikle gezi olaylarında Bülent Arınç’ ın sivrilmeleri bazı çatlaklar olduğunun sinyalini veriyordu.

Kızlı – erkekli tartışmasında ipler tam olarak koptu, Bülent Arınç ile Tayyip Erdoğan arasında.. Tam da o sırada, muhtemelen Tayyip Bey’ in bir hamlesi olarak dershane konusu patlak verdi.

Burada havada uçuşan belgeler, herkesimden gelen yorumlar bir yana, cemaate ait yayın organları Tayyip Erdoğan’ a var gücü ile yükleniyor. Hatta seçimlerde cemaate yakın olanların oylarının, Akp ‘ nin kaderini belirleyeceği söyleniyor. Bir yandan Tayyip Erdoğan fanatikleri, Fettullah Gülen‘ den “kafayı yemiş” diye söz ediyorlar.. Ortalık toz duman. Yıllar sonra islamcı sağ kendi içinde birbirine düştü.

Bu konu hakkında belgeleri Ahmet Şık yayınlayacağı yeni kitabında halka sunacakmış, bazıları da iç akıllanmıyor (!)

İşte tam bu gelişmelerin göbeğinde, gezi olaylarından sonra cemaatten “istanbul’ a bağımsız aday ol” diye teklif aldığı konuşulan Mustafa Sarıgül, CHP’ ye geri dönüyor.

Yine tam bu dönemde, Kemal Kılıçdaroğlu, Amerika’ ya gidip, cemaatin önde gelenleri ile bir “kahvaltı” da buluşuyor. Bu kahvaltıdan sonra, cemaat kanadından bir gazeteci aşağıdaki tweetleri atıyor ve bundan 3 gün sonra Mustafa Balbay tahliye oluyor.

Ba4oQQdCcAArwFi

Tabi biz seviniyoruz, adalet yerini buldu diye.. Adalet eğer yerini bu kadar kolay buluyorduysa, neden 4 yıl 9 aydır bulmadı diye sormuyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu ile Fettullah Gülen ne hakkında görüştü, Chp’ nin cemaat ile ne işi var diye sormuyoruz. CHP’ nin son dönemde elinin biraz olsun kuvvetlenmesi ile acaba Fettullah Gülen desteği ile CHP kabuk bu değiştiriyor diye sormuyoruz. Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Mustafa Sarıgül den Bülent Arınç, Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan üçlemesi mi çıkar diye kafa yormuyoruz.

Adalet yerini buldu seviniyoruz.

Adalet yerini bu ülkede hiç bir zaman bulamayacak, çünkü adaletin yeri zaten belli. Adalet sultanların, iktidarların elinde. Bu iktidarların seçimle gelmiş olmasına gerek yok, seçim zaten başlı başına bir formalite.

Mühür kimde ise sultan O’ dur.

Dikkatli izleyin, size verilen her haberi hap gibi yutmayın. Biraz düşünün..

İşte o zaman denizde boğulmayayım derken, yılanlara sarılmazsınız.

Allah bu günlerimizi aratmasın ne diyelim.. Bir yandan nasıl sızım sızım sızlıyor bu günlerde “Sol” yanım..

Untitled