Okullar okuyor, sınavlara giriyor, didiniyoruz. Hepsi iyi bir iş için, o koca gökdelende bir masa sahibi olabilmek, sabah elimizde kahvemizle koşa koşa ofise girmek, öğlen suşi, salata yemek, akşam da servise binip evimize dönmek için..

Bir de ana okulundan, üniversiteye kadar her aşamada ingilizce görüyor, öğreniyor, konuşmak için can atıyoruz ama günlük hayatımız maalesef (!) Türkçe.

O zaman ne yapalım biz plaza insanları ? Dilimizi katıp karıştıralım, yeni bir dil yaratalım allahın izniyle.. İsmi de plaza türkçesi olsun..

Birazdan canhıraş örneklerini, betimlemelerini göreceğiniz bu dile son günlerde büyük rağbet var. Adam o kadar okumuş bu dili, ne yapsın konuşmasın mı ? Hem şirket kendisini işe alırken sınavlara sokuyor, o sınavlarda, mülakatlarda ingilizce soruluyor da şirkete adımını atınca ingilizce olmadan gayet güzel yaşanabiliyorsa kullanmaya kullanmaya dilini mi unutsun.. Zinhar olmaz.. O zaman az biraz kullansın, hem Türkçe’ ye de katkısı olsun, kısır bir dil sonuçta Türkçe..

Son aylarda şirket içinde başlattığı kampanya ile dur diye biri var: Bülent Eczacıbaşı.

Bülent Bey bakmış ki, kendi holdinginde insanlar hep türk olmasına rağmen enteresan bir dil kullanıyorlar, Türkçe desen değil, İngilizce desen değil. Demiş bu iş böyle olmaz, bundan sonra bu dili konuşmak yasak. Şirketlerin toplantı odalarına kumbaralar dağıtılmış, hani okulda ağzından kötü bir laf çıkan para atardı ya, işte onun gibi.. Ağzından ingilizce bir kelime kaçıran parayı atıyor kumbaraya. Bu toplanan paralar ile de Yibo’ lara sözlük alınıyor.

Kampanyanın ismi de ” Uydurukça Konuşuyor Olmayalım

Eczacıbaşı holding, çalışanlardan sürekli yanlış kelimeleri topluyor ve yayınlıyor. İnsanlar kullanmasın diye de birbirlerini uyarıyorlar sürekli..

İşe yarar mı bilinmez ama, yarasa iyi olur.

Çünkü bir dil, binlerce yılı aşıp bu güne kadar gelmiş bir dil, dünyanın en eski yazıtlarında olan dil, bu gün maalesef, almanca ve fransızcanın karışımından ortaya çıkan ingiliz dilinin baskısı altında. Dil bir millet için en önemli hazine, asimile olmaktan, bağımlı olmaktan koruyan yegane kuvvet.. İşte o yüzden korunmalı.

BTTHbWiCAAAaUAZ

Bu yeni melez dil, ingilizce fiillerin sonuna ekler  eklenerek, Türkçeleştirilen cümlelerden oluşuyor genellikle. “Handle” etmek mesela, en güzide örneklerden..

İşte bu dilin en güzide örnekleri:

inbox’una baktın mı?

senin filelerini check ettim,

beynim artık error veriyor.

bence o bu işi handle edemez.

Bu konuyu yarın sabahtan discuss edelim

introduction yapacağız

Çok basic bir presentetion istiyorum

Bu işe sana assign ettim

Thirt party firmalarla görüştüm.

Cross check yapalım

Kendini improve etmelisin

O işi outsource ettik

Confirm ettin mi?

O maili bana da forwardlar mısın?

Layoutları check edelim

Kpi sonuçlarını beğenmedim.

Tekrar triger ettim

Bu sorunu manage et lütfen