Bu gün, Hürriyet’ e üye olan herkes mail kutularında garip bir mail ile karşılaştılar.

Hürriyet’ ten gelen bu mail “sayın cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz” olarak başlıyordu ve o veya bu nedenden ötürü kendilerini savunuyorlardı.

O ve ya bu nedenden ötürü diyorum çünkü, önemli olan mailin dozajının sertliği, içeriği değil. Doğan grubunun açıkça baş kaldırmış olmasıydı.

Hafızası yarım olan halkımız AKP’ den öncesini pek hatırlamıyor olabilir ama Türkiye’ de medya çoğu zaman, kaypak, rüzgar nereden eserse oraya dönen, para nereden akarsa onun bayrağını göndere çeken bir organ olmuştur hep. Son yıllarda ise AKP kanadının kendi yayın organlarını oluşturması neticesinde amiral medya yani doğan grubu bayrağını hafifçe indirmeye başladı AKP’ nin bayrağını.. Bayrağa çekilecek yeni bir flama olması değil aslında bunun nedeni..

Asıl nedeni zaten bunca yıllık iktidarla bir türlü aralarını istedikleri gibi ‘yumuşak’ tutamamış olmaları ve bu aralar da artık aralarını iyi tutmaları gereken tek parça halinde güçlü bir AKP’ nin kalmamış olması.

AKP hala güçlü, seçim sonucu yine en çok oyu alacak olan onlar ama kan kaybettiği aşikar.. Seçimlere az bi zaman kala da bu, iktidarın duruşundan, demeçlerinden, cumhurbaşkanının ardı ardına miting yapmasından hissediliyor..

Bunun yanında aslında bize göre daha özgür bir ülkede basın her zaman doğruları yazıp ,halkı doğru neyse ona inanmaya iter ama bizde durum böyle değildir. Biz de basın, kim daha güçlü ise, onun istediğini yazar.. Bu gün olduğu gibi yolları ayrılırsa da olanca gücü ile vurmaya başlar.. Bu gün olduğu gibi..

Ama bu hep böyle oldu Türkiye’ de, muhtemelen 100 yıl daha böyle olacak, özgür değiliz diye nara attıklarına da bakmayın.. Aslında özgür değiliz derken kime yaltaklanacağımız konusunda özgür değiliz demek istiyorlar. Yok değil tabi gerçekleri yazmak, halkı bilgilendirmek için deliren erdemli gazeteciler.. Ama gazete de sonuçta bir ticarethane ise beklenen ile karşılanan şey aynı değil.. Biz halk olarak bizi yanlış ile yönlendirmesini değil, doğruyu yazıp yorumu bize bırakmasını bekleriz ama, kazın ayağı öyle değil..  Bunu Milliyet gazetesinin sahibini telefonda ağlatan Tayyip Erdoğan da çok iyi biliyor zaten..O yüzdendir ki bir zamanlar Erbakan’ ın yaptığı hataya düşüp, bir kısım medya ile savaşmadı.. Bir kısım medyayı içten fethetti, bir kaç madeni onlara tahsis ederek kendisine göbekten bağladı.. O yüzdendir ki biz yıllardır, kulaktan dolma, twitterdan fışkırma gerçekleri eleyerek yolumuzu bulmaya çalıştık..

Ama şimdi devir değişti.. Rüzgar artık medyanın amiral gemisinin yelkenlerini doldurmuyor ve Hürriyet özellikle 19 Mayıs günü böyle bir yazı yayınlıyor ve savaşı başlattığını söylüyor..Ama yine de siz son bir kaç yıldır giderek şiddetlenen ve bugün ilk kuruşunu atan, Doğan grubunun böyle iktidar karşıtı tavırlarına hiç aldırış etmeyin..

Şu an doğru söylüyor olabilir ama onlar zaten yalancı çoban.. Ak medyaya hiç bakmayın… Onlar zaten büyütüldükleri kadar büyük bir tiraja da sahip değiller..

En iyisi mi siz, bir kaç kaynaktan okuyup yorumu kendiniz yapmaya çalışın..

Bu günden sonra artık Türkiye’ de amiral medya muhtemelen AKP ve Cumhurbaşkanına karşı bir kampanya yürütecek, gezi olaylarından sonra ufaktan başlamışlardı ve Cüneyt Özdemir’ in KanalD haberde yaptığı bir sağlam muhalefet vardı zaten..

Ama bu günden sonra iyiden iyiye hissedilir olacak..

Biz yine mottomuzu söyleyip, yolumuza bakalım, en iyisi bu : ” aslında vatandaşı olmasak eğlenceli ülke”

Not: Hürriyetin bu gün ki metnini Aydın Doğan bizzat kaleme almış olabilir..

yuvarlanıp gidiyoruz hürriyet