Lizbon ile ilgili araştırma yapan herkesin karşısına “istanbul gibi” “7 tepe” işte algısı çıkar. Velev ki bir noktada doğru. Tepe tepe bir şehir. Öyle ki nefes nefese kalıyorsunuz gezerken. Ama küçük, kompakt bir şehir, bu nedenle istanbul olamaz ama İstanbul’ un anadolu yakasının bir kısmı olabilir bence. Hazır lizbon’ a kadar gitmişken sizleri de bir rehbersiz bırakmayayım, olur ya giderseniz; işte size full kapsamlı lizbon gezi rehberi.

Biz Lizbon seyahatimizi 5 günlük planladık, bu planın içinde günübirlik bir Porto gezisi ve yine günübirlik bir Sintra gezisi de vardı. Onları da yazacağım. Ama eğer siz Porto’ yu da görelim derseniz geziyi bir gece Porto konaklamalı olarak organize etmenizi tavsiye ederim. Lizbon aslında kaşifler şehri. Coğrafi keşifler döneminde buradan denize açılan kaşifler dünyayı keşfettiler. O nedenle aslında bir noktada da ticaretin kalbi. Bu yanı ile de Lizbon en az istanbul kadar hareketli ve yaşayan bir şehir ve söylemek de fayda var, bütün Avrupa’ da gördüğüm en ucuz şehir burası. Hatta Yunanistan da ucuz. Fransa’ nın 3′ de 1 fiyatına yemek yer – içersiniz. ve şunu da söylemek de fayda var, bütün Avrupa’ lı kızlar ve erkekler bir yana, Lizbonlular bir yana. Bunlar oldukça güzel ve hoşlar, inanılmaz!!

Lizbon Gezi Rehberi : Ulaşım – Konaklama

Lizbon’ a gözümüzün nuru THY, direk uçuyor ve 5 saatte gidiyor, çünkü Lizbon avrupa kıtasının bir ucu. Hava limanından şehre yarım saate ulaşmak  mümkün ve  20 eur bir taksi ücreti (2016) ödedik. Yani işte küçük 🙂 Şehre vardığımızda airbnb aracılığı ile kiraladığımız 1800′ lerden yapılma olan 3 odalı evimize yerleştik. Kasım ayında gitmemize rağmen hava ılıktı ve ısıtma sadece geceleri gerekliydi. Neden eski püskü bir evde kaldığımıza gelince, çok otantik ve güzel de ondan 🙂 Konaklama için ödediğimiz rakam kişi başı gecelik 30 euroydu (2016) ve Baixia bölgesindeydi. Bu bölge konaklama bölgesi zaten.

Şehir içi ulaşım ise metro – otobüs ve sarı tramvaylar ile sağlanıyor. Metro fiyatlarına bakarsınız, biraz pahalı geldi bana ama zaten çok kullanmak gereksiz, genelde aynı ortamda takılıyorsunuz. Ayrıca yurt dışında metroya binmeye karşıyım, yer altından gidersem şehri nasıl görürüm, değil mi?

Lizbon Gezi Rehberi:  Genel Şehir ve Gezilecek Yerler

Şehir tepe tepe, o yüzden İstanbul kadar olmasa da çok tatlı manzaralar sunuyor size. Gezilecek tarihi yapılar öyle çok çok fazla değil yani bir Roma değil diyelim ama şehri hissetmek adına sokaklarda dolanmak da size yeterli doyumu veriyor. Şehir 3 bölge; Bairro Alto, Belem, Alfama.

Mosteiro dos Jerónimos / Manastır

Bairro Alto: Bütün turistlik faliyetler bu bölgenin içinde, en turistlik bölge olan baixa da yine bu bölge içinde. Bu bölge ilk önce gezip bitirmeniz, vaktiniz kalırsa geri dönmeniz gereken yer. Görmeniz gereken başlıca yerler; Praca de Comercio (ticaret meydanı), Rossio Meydanı (kanlı meydan diye de bilinirmiş burada yapılan idamlar yüzünden),O meşhur De santa Justa asansörü ve tarihi tiyatro binası.

Belem: Şehrin en ünlü üç yapısının bulunduğu bölge; Jeronimos Manastırı, Belem Kulesi ve Kaşifler Anıtı. Buraya otobüsle gidebilirsiniz ve mutlaka manastıra 2 saate (kapıda sıra oluyor) belem kulesine de 1 saat ayırlamalısınız. Bizim gibi bozuk bir mevsimde gittiyseniz, o Belem Kulesi benim gibi size dert olur. Aşağıda fotoğrafımı koyuyorum, deniz çocuğu bir insan olarak hayatımda yediğim en şaşırtıcı dalgayı Belem kulesinde yedim. 🙂

belem kulesine girerken dalga çarpınca ben

Neyse ki sonrasında “Belem Pastanesi” ödülü vardı. Belem pastanesini yeme içme bölümünde anlatıyorum, aynen devam. Yine bu bölge Okyanus’ a bakan kaşifler anıtını görüp, yanındaki parkta kuruyabilirsiniz 🙂

Alfama: Bu bölge daha çok restoranların olduğu bölge, biraz izlenim olarak tarlabaşını andırmıyor değil. Binadan binaya gerilmiş çamaşırlar, seramikleri dökülmüş evler. Oldukça dik yokuşlar. Ama tatlı bölge. Burada kalınmaz, burası gezilir. Yine metro ile ya da yürüyerek geçilebilir.

Lizbon Gezi Rehberi: Yeme – İçme

Gelelim en en en güzel bölüme, “ne yenir lizbon da?” Yani arkadaşlar biraz sıkı durun, gitmeden diyet mi yaparsınız bilmem ama Lizbon deyince akla 2 şey geliyor: birisi NATA, diğeri Enpanada. Bu iki arkadaşla ömür geçer, yani o kadar şahaneler. Nata bir tatlı, bir tart diyebiliriz, 2 lokmada bitiyor namuzsuz. Şehrin her yerinde yapılsa da asıl sahibi Belem pastanesi. Bu geyiği herkes yapıyor, ben de yapıcam Belem pastanesinin sahibi iki kardeş tarifi biliyor sadece ve ikisi aynı uçağa dahi binmiyor, tarif o kadar önemli (ağır geyik 🙂 ) Yediğinizde anlarsınız başka da bir şey demiyorum. Enpanada ise bir börek türü belki de çiğ börek, içine et, peynir, ot, patates koyuyorlar. Bunları da sokak satıcıları satıyor, kafeler satıyor. Bu da oldukça şahane bir lezzet.

nata 🙂

Onun dışında yemek çok çeşitli ama Meksika mutfağı ağırlıklı. Bir de deniz mahsulleri oldukça yaygın. Balık yiyin diyemem, bunu diyen bir akdenizliyi de şuradan egeye dökerim. Balık bizde yenir, okyanus balığı tatsızdır. Ama bir istisna var, onu alışveriş bölümüne ekliyorum. Okumaya Devam. Asıl size tavsiye edeceğim yer, bütün Libzon lezzetlerini  bir arada bulabileceğiniz Mercado da Riberia (Time Out Market). Buraya mutlaka gidin. Bir çok çeşit yemek burada toplanmış, hem alış veriş yapabilir hem de lizbon lezzetlerini bir seferde görebilirsiniz.

Sabah kahvaltılarını sandviççilerde halledebilirsiniz hem ucuz hem lezzetli onlara seçenek var. Hatta şimdi tam yerine hatırlamasam da 1 eur ya acayip güzel sandviçler yapan büyük bir yer var, zaten önündeki kuyruktan anlarsınız 🙂

Lizbon Gezi Rehberi: Gece Hayatı

Beni bilen bilir, gece hayatı ile işim yok, benim için gece hayatı güzel müzik, lezzetle bir kadeh, hoş bir ambiyans. Lizbon o nedenle benim en sevdiğim yerlerden. Çünkü Rooftop‘ lar var. Şahane manzaralı, ucuz ve tatlı bir çok yer bulabilirsiniz. Rooftoplar dışında aslında Lizbon denilince ilk akla gelen eğlence fado barlar.

Aslında Fado ya eğlence demek olmaz, denize giden ve belki geri gelmeyecek kocalarına, eşlerinin yaktığı ağıtlar. Fadolar genelde kadınlar tarafından icra edilse de biz sesi çok şahane bir erkek soliste denk geldik. Buraya da videosunu koyuyorum ki, nasıl bir şey görün ve mest olun. Şöyle bir müzik, genelde mikrofonsuz okumak adetten. Biz burada linki bulunan yerde dinledik, bir bey söylüyordu. Kendisi de performansı da pek bir güzeldi. Bir de size Pink street‘ i tavsiye edeceğim, restoranlar ve barlar yine bu bölgede.

Lizbon Gezi Rehberi: Alışveriş

Lizbon’ dan alıp götürebileceğiniz iki özel şey var, eve gidildiği akşam ve ertesi gün tüketilmek üzere “nata”, bunu paketleyip veriyorlar size, bayıla bayıla yersiniz yolda, bence eve gelmeden biter 🙂 Bir de şu aşağıda fotosu olan konserve balık ve deniz ürünleri. Ben bu paketi aldım, 5 ay hiç açmadım, dedim ki “ne olabilir” yani. Konserve balık işte, ama değilmiş!!! Efsane lezzetli şeyler bunlar. Lizbona giden lütfen bana da alsın. Buraya gelmiyor kargo ile 🙂

 

Hediyelik eşya olarak ise Lizbona özgü biblolar, magnetler kısmını benim gibi abartmayın emi!

Şahane bir yer, gidin mutlaka, hiç pişman olmaz ve Avrupa’ da olduğunuzu unutursunuz. Aşağıda kısa bir özet hazırladım yazı hakkında.

bu teyze 1 eur dan az almıyor, kuş beslemeye söyliim

Özet:

Keyifli bir şehir, güzel insanlar, kasım ayında deri ceketle geziliyor, avrupada gördüğüm en ucuz şehir. Yunanistanla yarışır.

2015 yılındaki fiyatlara göre;  Konaklama: 30-50 eur , günlük harcama 40- 50 eur (alış veriş dahil) Tabi bütçe konusu herkesin kendi kesesine göre. 100 eur ile 3 gün avrupa gezen arkadaşlarım da var benim 1000 eur ile de. Benim her zaman tavsiyem bütçenizi önden belirleyip, paranızı cebinize euro olarak koyun, kredi kartını da saklayın. Başınız ağrımasın.

Porto Gezi Rehberi’ ne de Göz Atın